ÇÜRÜMENİN BOYUTLARI HER GEÇEN GÜN BÜYÜYOR 07 Ağustos 2025, 17:57

Kötü yönetim nedeniyle ülke olarak eğitimden sağlığa, ekonomiden demokrasiye kadar gerilediğimiz şu dönemde, “artık bundan kötüsü olamaz” diye düşündüğümüz her an daha beteriyle karşılaşmaktayız.
Son günlerde infial yaratan diploma ve e-Devlet skandalları, çürümenin ne denli olduğunu, hukuksuzluğun nasıl kurumsallaştığını gözler önüne sermiştir.
On binlerce insanın sahte diploma sahibi yapıldığı, bu diplomalarla hak etmedikleri görevlere getirildikleri, yurttaşların e-Devlet sistemi üzerinden verdiği elektronik imzaların evrak usulsüzlüklerinde kullanılmak için nasıl elden ele dolaştırıldığını görmek, ülkesinin geleceğini düşünen her yurttaşın içini karartmıştır.
Cumhuriyet'in devlet terbiyesiyle yıllardır savaş halinde olan yöneticilerin kara bir tohum gibi ektiği örgütlü hukuksuzluk ve bilinçli denetimsizlik, ülkemizi öyle bir distopya haline getirmiştir ki;
400'ü aşkın akademisyenin aslında üniversite mezunu bile olmadığı, bir uyuşturucu satıcısının sahte diploma ve sahte atama belgesiyle kendisini Narkotik Şube başkomiseri yaptığı, sahte diplomalı mühendislere bu ülkede baraj yaptırıldığı, depremde hayatını kaybeden yurttaşların diplomalarının değiştirilip parası olana satıldığı, birçok doktorun doktor dahi olmadığı ortaya çıktığı hâlde, şimdiye dek yöneticilerden birkaç pişkin açıklamadan ötesi gelmemiştir.
Kamu çalışanlarının kişisel verileri çalınıp onların gerçek evrakları üzerinden sahte evraklar üreten bu çete, mevcut yönetimin kamu personelinin haklarını korumak bir yana dursun, evraklarını bile koruyamadığını gözler önüne sermiştir.
Sözün özü; yeteri kadar çalışan herkesin her şey olabilmesine fırsat veren Cumhuriyet, yeteri kadar çalan herkesin kariyer yaptığı bir hâle sokulmuştur. İnsanların gerçek diplomalarının bir kalemde yok sayıldığı şu günlerde, sahte diplomalar vesilesiyle akademiden bürokrasiye kadar usulsüz kadrolaşma yapılması, ülkemizin geleceği adına endişe vericidir.
Bu utanç verici tablo, Birleşik Kamu-İş olarak yıllardır devlet kadrolarında yapıldığını ifşa ettiğimiz kadrolaşmanın ve yozlaşmanın resmidir.
Altını çiziyoruz: Bu örgütlü suçlar, adi suç çehresinde işlenmiş olsa da ihlal ettiği değer yargıları açısından halk düşmanlığıdır!
Sınavdan sınava koşan çocukların, yüksek tahsile rağmen iş bulamayan gençlerin elinden fırsat eşitliğini çekip almak demektir. Devletin itibarını yerle bir etmek demektir. Yurttaşın adalete olan inancını katletmek, kendi devletine verdiği evrakların güvenliğinden bile endişe etmesine yol açmak demektir.
Bu alçak suç, bu yönetsel yozlaşmanın açtığı yaralar ancak ve ancak sonuna kadar aydınlatılır ve gereken cezalar verilirse iyileşecektir.
Suça fiili olarak katılmasa da denetlemeyen, göz yuman, sessiz kalan her yöneticiden hesap sorulması; devletin adaletle iyileştirilmesi şarttır.
Birleşik Kamu-İş olarak bu vahim olayı tüm ayrıntılarıyla takip ettiğimizi duyuruyor, bir kez daha haykırıyoruz:
Temizlik, şeffaflık ve adalet istiyoruz; hemen şimdi!
Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Merkez Yönetim Kurulu
DIĞER HABERLER
-
HAKEM TARAFLI, OYUN HİLELİ: EMEKÇİ BU OYUNU BOZACAK!
27 Ağustos 2025, 16:40 -
HAKEM HEYETİ DEĞİL ONAY KURULU
26 Ağustos 2025, 17:35 -
BİRLEŞİK KAMU-İŞ AÇLIK-YOKSULLUK ARAŞTIRMASI AĞUSTOS 2025
26 Ağustos 2025, 09:00 -
Birleşik Kamu İş “Halkın Enflasyonu” Araştırması Ağustos 2025
24 Ağustos 2025, 06:51 -
HAKEM HEYETİ’NE ÜYE GÖNDERMİYORUZ!
23 Ağustos 2025, 13:21 -
MÜCADELEMİZ ABLUKALRA SIĞMAYACAK!
22 Ağustos 2025, 19:15 -
Hakkımız olanı alana kadar mücadeleye devam edeceğiz!
20 Ağustos 2025, 15:37 -
YANDAŞ YÖNETİCİLERİN EYLEM KIRICILIĞI HAKKINDA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDUK!
19 Ağustos 2025, 16:51 -
HAKLARIMIZI MASADA VERMEYENLERE CEVABIMIZ MEYDANLARDAN YÜKSELECEK
18 Ağustos 2025, 15:48 -
SEFALET ZAMMINA KARŞI 81 İLDE ALANLARDAYDIK
15 Ağustos 2025, 18:51