HAKLARIMIZI MASADA VERMEYENLERE CEVABIMIZ MEYDANLARDAN YÜKSELECEK 18 Ağustos 2025, 15:48

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu olarak, Kamu İşveren Heyeti'nin 8. Dönem Toplu Sözleşme görüşmelerinde teklif ettiği sefalet zammına karşı Türkiye'nin 81 ilinden gelen emekçiler ile Ankara Anıtpark'tan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'na yürüdük.
Genel Başkanımız Orhan Yıldırım'ın yapmış olduğu basın açıklaması şu şekilde:
"Bugün üzerimizde ceketimiz değil, sendikacı önlüğümüz varsa; bugün işyerlerimizde değil, meydanlardaysak bilinsin ki emek ve haysiyet mücadelesi verdiğimiz içindir.
Birleşik Kamu-İş olarak kamu emekçilerinden aldığımız güç ve yetkiyle ilk kez toplu sözleşme masasına oturduk ve 8. Dönem Toplu Sözleşme süreci başlamadan önce çok açık davrandık:
“Geçinemiyoruz” dedik, “yaşayamıyoruz” dedik, “haksızlık var” dedik,
“sefalet var” dedik. “Bu böyle gidemez, sorunlarımızı görün yoksa meydanları dolduracağız” dedik. Karşılığında aldığımız cevap nedeniyle bugün buradayız.
Neden? Çünkü karşımızda haklarımızla, taleplerimizle, çektiğimiz eziyetle, aklımızla alay eden bir hükümet var. Yanlış ekonomi politikaları nedeniyle ülkemizin içinden geçtiği ekonomik kriz herkesin malumu. Paramız, savaştan yeni çıkmış ülkelerin parasından bile değersiz durumda. Çalışan nüfusun yarısına yakını asgari ücret, yüzde 70’i ise asgari ücretin sadece biraz üzerinde maaş alıyor. Orta sınıf yok edildi; sadece yoksullar, yoksul adayları ve onların sırtından günden güne zenginleşen yandaş bir zümre var.
En temel ihtiyaçlar olan barınma ve beslenmeye kamu emekçisinin maaşı yetmiyor. Evlere sebze, meyve taneyle alınıyor; kırmızı et ise hayal oldu. Akşam pazarları, yere saçılan meyve sebzeleri tanıdıkları görmeden toplamak için bekleyen yurttaşlarla dolu. Ekonomide adalet terazisi yerle yeksan durumda: zenginlere vergi afları var, yoksullara ise vergi zamları. Lüks yatlardan, pırlantalardan alınmayan özel tüketim vergileri, bizim en insani ve mecburi harcamalarımıza yüklenmiş haldedir.
Konfederasyonumuza bağlı Ar-Ge birimi Kamu-Ar’ın araştırmasına göre temmuz ayında açlık sınırı 27 bin 670, yoksulluk sınırı ise 85 bin 344 lirayı buldu. TÜİK’in masallarının aksine gerçeği yansıtan bu rakamlar, ülke nüfusunun ezici çoğunluğunun açlık ile yoksulluk sınırı arasında hayatta kalmaya çalıştığını ortaya koyuyor. Market çalışanlarının etiket değiştirmeye hızlarının yetmediği bir enflasyon sürecindeyiz ve alım gücümüz her gün biraz daha düşüyor; her gün kendimizin ve ailemizin bir ihtiyacını daha gideremez hale geliyoruz.
Peki böyle beter bir ekonomik iklimde hükümet biz kamu emekçilerine nasıl bir ücret zammı teklifinde bulundu?
“2026’nın ilk altı ayı için yüzde 10, ikinci altı ayı için yüzde 6, 2027’nin ilk altı ayı için de ikinci altı ayı için de yüzde 4.”
Bu gülünç ilk teklif karşısında Birleşik Kamu-İş olarak örgütlü olduğumuz tüm illerde eylem yapmış, bu teklifin hayatın gerçekleriyle, vicdanla ve matematikle örtüşmediğini, kabul edilemez olduğunu söylemiştik. Bunun üzerine ise Çalışma Bakanı, teklifteki oranları bile değiştirmeyip sadece taban aylığa 1000 TL zam ekleyerek bunu ikinci teklifi olarak sundu. Ülke gerçeklerini görmekten aciz, yanlış yönetimin elinde ülke tel tel dökülüyor.
Büyük Önder Atatürk’ün “En büyük eserim” dediği ve bize çatısı altında eşit yaşam hakkı sunan Cumhuriyet, dört koldan saldırıya uğruyor, kazanımlarını yitiriyor. En son çıkan diploma skandalı bile ortaya koydu ki kamu çalışanlarının haklarını korumasını talep ettiğimiz yöneticiler, daha kamu çalışanlarının devlete teslim ettiği resmi evrakları korumaktan bile aciz. Adalet yok, eğitim yok, geçim yok, liyakat yok, vergi adaleti yok.
Bakanlığın bize verdiği teklife bakınca bir kez daha anlıyoruz ki utanma da yok! Ama kamu emekçileri olarak bizler öğreteceğiz!
Şimdi hükümet, bu teklifin karşısında bizim susacağımızı, razı olacağımızı, işin yine oldubittiye geleceğini sanıyor.
Yanıldıklarını göstereceğiz! Söylemiştik, bu kez o masada biz de varız. Müzakere yerine müsamere yapılmasına, emekçinin hakkının oldubittiyle çalınmasına izin vermeyeceğiz demiştik. Şimdi bu konuda ne denli kararlı olduğumuzu göstermenin vaktidir.
Böyle bir ekonomik tabloda zam teklifi diye bunu karşımıza çıkaranlara bir cevap vermemiz gerekiyorsa, işte buradan, alanlardan, örgütlü gücümüzle, bir ağızdan cevap veriyoruz:
“Teklifini al, başına çal!”
Buradan sesleniyoruz: Bizlere hakkımızı vereceksiniz. Bunu örgütlü gücümüzle, kararlı mücadelemizle söke söke alacağız! Sizler kamu emekçilerini sağa sola yerleştirdiğiniz yandaş mensuplarınızla karıştırmayın. Bizde biat yok, bizde teslimiyet yok; mücadele var, kararlılık var.
Bize utanmadan kamuda tasarruf masalları anlatmalarına müsaade etmeyeceğiz. Sarayın bir günlük harcaması 46 milyon, hemen her devlet kurumunun tepesinde 3-5 maaşlı yandaş bürokratlar var. Şimdi tasarruf bizim çocuğumuzun boğazından geçecek lokmadan mı yapılacak? Sizlerin ülkeyi içine soktuğu ekonomik krizin faturası kamu emekçisine mi kesilecek?
Yine hep bir ağızdan cevap veriyoruz: Biz bu hesabı ödemiyoruz. Bizler sadece hakkımızı istiyoruz ve bilinsin ki alacağız! Emekçiyi yok sayan bu utanç verici teklife en büyük cevabı verdik ve bugün iş bıraktık. Sesimizi duymayanların, duymak istemeyenlerin kapısındayız, “Hodri meydan!” diyoruz.
Yarın kabul edilebilir bir teklif gelmezse bu eylemlerin artarak devam edeceğini, kamu emekçisinin hakkını sonuna kadar arayacağını, Birleşik Kamu-İş’in bu mücadeleye varını yoğunu koyacağını ilan ediyoruz.
Taleplerimiz bellidir:
- Yoksulluk sınırı üzerinde maaş, kira ve ulaşım desteği istiyoruz.
- Grevli, toplu sözleşmeli sendikal yasa istiyoruz.
- Vergi diliminin yüzde 15’e sabitlenmesini istiyoruz.
- Seyyanen zamların taban aylığına ve emekliliğe yansımasını istiyoruz.
- “Aile yılı” kavramının lafta kalmamasını, ücretsiz kreş hakkı istiyoruz.
- Anayasal bir hak olan güvenceli istihdamın kamuda sağlanmasını; ücretli ve sözleşmeli adıyla yapılan hukuksuzluğun son bulmasını, her emekçinin kadrolu olmasını istiyoruz.
- Bizlerin de sayesinde artan milli gelirden hakkımız olan refah payını istiyoruz.
- Enflasyonun günlük olarak değiştiği ülkemizde enflasyon farkını aylık olarak almak istiyoruz.
- Kamuda liyakat istiyoruz. Bir torpil mekanizması olan mülakatın, söz verildiği üzere tamamen kaldırılmasını istiyoruz.
- Eşit işe eşit ücret, insani ve yasalara uygun çalışma koşulları istiyoruz.
Kendilerinin bir gün bile dayanamayacağı bir yoksulluğa, 6,5 milyona ulaşan kamu emekçisini, emeklisini ve onların ailelerini itmelerini kabul etmiyoruz, etmeyeceğiz! Birleşe birleşe, direne direne kazanacağız!
Kamuda çalışmayı tekrar itibarlı hale getirmek zorundayız. Herkes görecek ki başaracağız.
Seçme ve seçilme irademiz gasp ediliyor, seçilmiş belediye başkanları mantığa aykırı ve dayanaksız suçlamalarla hapsediliyor, yargı bir sopa gibi kullanılıyor, alım gücümüz eritiliyor, sağlığımız çalınıyor, okullarımıza tuvalet kâğıdı bile koymaktan aciz yöneticiler bize “şaha kalkmış ekonomi destanları” anlatıyor, şimdi de ellerini kalan son kırıntıları da almak için ceplerimize daldırıyorlar. Yok öyle yağma! Olmadığını göstereceğiz!
Birleşik Kamu-İş olarak hükümeti uyarmış, “Bizi alanlara çekmeyin, masada doğru ve insaflı bir matematik kurun” demiştik. Onlar tercihlerini bizi duymazdan gelerek yaptı, biz de söylediğimizi yapıyoruz. Bilinsin ki bu tablo ancak ve ancak yeni ve insani bir teklifin sunulmasıyla düzelecektir.
Bunun dışındaki her ihtimale karşı yol bellidir:
Ferman hükümetin, meydan bizimdir!
Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu
Merkez Yönetim Kurulu
DIĞER HABERLER
-
HAKEM TARAFLI, OYUN HİLELİ: EMEKÇİ BU OYUNU BOZACAK!
27 Ağustos 2025, 16:40 -
HAKEM HEYETİ DEĞİL ONAY KURULU
26 Ağustos 2025, 17:35 -
BİRLEŞİK KAMU-İŞ AÇLIK-YOKSULLUK ARAŞTIRMASI AĞUSTOS 2025
26 Ağustos 2025, 09:00 -
Birleşik Kamu İş “Halkın Enflasyonu” Araştırması Ağustos 2025
24 Ağustos 2025, 06:51 -
HAKEM HEYETİ’NE ÜYE GÖNDERMİYORUZ!
23 Ağustos 2025, 13:21 -
MÜCADELEMİZ ABLUKALRA SIĞMAYACAK!
22 Ağustos 2025, 19:15 -
Hakkımız olanı alana kadar mücadeleye devam edeceğiz!
20 Ağustos 2025, 15:37 -
YANDAŞ YÖNETİCİLERİN EYLEM KIRICILIĞI HAKKINDA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDUK!
19 Ağustos 2025, 16:51 -
HAKLARIMIZI MASADA VERMEYENLERE CEVABIMIZ MEYDANLARDAN YÜKSELECEK
18 Ağustos 2025, 15:48 -
SEFALET ZAMMINA KARŞI 81 İLDE ALANLARDAYDIK
15 Ağustos 2025, 18:51